FURKAN DERGİSİ

35. Sayımız Çıktı!

Kategori: Furkan Kapak

Mîmarê Îbdayê Salih Mirzabeyoğlu:
"DOZA "DIVÊ MESELEYA KURDAN ÇAWA BİBE" MIN ELAQEDAR DIKE"


"Bi dîtina min, ji suala “pirsgirêka kurd çi ye?”  bêtir “ divê pirsgirêka kurd çawa be” ev doz min elaqedar dike… Kifş e ku li pirsgirêkê li gorî rêje û nêrîna dinyayê, bi mijareke bizav temaşe dikim… Ji xwe nêrîna wiha, hem heqîqeta tegihîştina mehellî muraqebe dike û hem jî li dora “pirsgirêka kurd çi ye?” vekirina bi rê ve dibe."

(Bana gelince, beni "Kürt'ün meselesi nedir?" suâlinden çok, "Kürt'ün meselesi ne olmalıdır?" davası ilgilendiriyor... Meseleye bir dünya görüşüne nisbetle ve bir aksiyon mevzuu ve imkânı diye baktığım belli... Zaten böyle bir bakış, hem mahalli idrakın hakikatini murakabe edicidir, hem de "Kürt'ün meselesi nedir?" suâli etrafındaki açılımlarda yürüyücüdür.")

İbda Mimarı Salih Mirzabeyoğlu'nun "Kürt Meselesi" üzerine düşünceleri Türkçe ve Kürtçe Furkan Dergisi'nin 35. sayısında!

07:36 - 26/11/2009 - yorum {yok} - yorum yaz


NECİP FAZIL MİRZABEYOĞLU ÖZEL SAYIMIZ ÇIKTI

Kategori: Furkan Kapak


Özel Sayımız 120 Sayfa

FURKAN MECLİSİ'NDEN
Sevgili Furkan okurları, bu sayımızda sizlere Üstad Necip Fazıl Rahmetullahî Aleyh’i anlatmaya çalıştık… Anlattık diyemiyoruz zira, Esseyyid Abdukhakim Arvasî Hazretleri’nden Üstad’a intikâl eden cümle kapısına bile yaklaşabildiğimizi zannetmiyoruz. Bu sebeble anlatmak değil, anlatmaya çalışmak ifadesi’nin bediî zevki incitmediği kanaatinde olduğumuzdan böyle ifade ediyoruz; etmek zorundayız.
Üstad’ı tanıyanlar(!) ordusu her sene olduğu gibi cicili bicili ve de şiirli kutlamalarına bu sene de devam ettiler. İçlerinde, Üstad’ın ruhaniyetine, idealine uygun, fındık kabuğunu dolduracak keyfiyet bulunmayan bu kutlamaların da miadı dolmak üzere.
Neden mi?...
Zaman’ın sonunda yaşıyor olmamızdan kaynaklanan müthiş bir tempo yaşıyor insanlık… Bu hız son limitini bulmuştur, uzun süre bu hızla gitmesi mümkün değildir. Toslayacak.
Sonra?..
Hakikatlerin gölgesinde barınanlar, hatırlanması gerekeni hatırlayacak; Kâinatın Efendisi buyuruyorlar ki:
“BU ÜMMETİN ÖMRÜ BİN SENEYİ GEÇECEK, FAKAT BİNBEŞYÜZ SENEYİ AŞMAYACAKTIR” (Muhammed b. Resul El Huseyni El Berzenci- Kıyamet Alâmetleri)
Anlayanlar mânâ iklimlerinden esen bu rüzgârları, son derece lâtif ve müjdeli tevil ediyorlar. Bizler de Kervan’ın arkasından sekerek giden harâbat ehline gözlerimiz dikmiş bekliyoruz.
Tüm acziyetimize rağmen, bu mânânın ifadesi çerçevesinde kalma çabamız dağları gözlerimizde küçültüyor. Buna inanın ve aynı ruh hâlini yaşamanız için bir mani kalmadığını kavrayın.
Bu hız’ı idrak edenler ve ayak uyduranlar ufuklara bakıp gülümseyebilirler… Anlamayanlar, küçük hesapların kazandırdığı(!) oyuncaklarıyla oynamaya devam etsinler… “Bir âlem ki gökler boru içinde/ Üstüste sorular soru içinde”
Üst üste ve iç içe soruların girdabında kaybolmamamız için siz Furkan okuyucularına acizane tavsiyemiz şudur: DERTLERİ BİR’E İNDİRİN. Yâni tek derdimiz Allah Celle Celâlühü olsun. O’na inanmanın, O’nun ifadesiyle “İNANDIK DEMEKLE KURTULACAĞINIZI MI ZANNEDİYORSUNUZ” hikmeti çerçevesinde olması gerektiğini anlayamazsak vay halimize. Sevgili Furkan okurları, 32. Sayımız için de bir şeyler söylemek ihtiyacı duyuyoruz. Sapık itikatların kolbaşlarından olduğu şüphe götürmeyen Efgâni’nin şahsında, sapık M. İslamoğlu’nu masaya yatırdığımız bu sayımıza tahminimizden öte tepkiler aldık.
Tebrik edenler, kızanlar ve hatta seslerini duyamayacağımız kadar cılız seslerle ‘tehdit’e yeltenenler… Anlaşıldı ki, bu sapıklarla ciddi olarak ilgilenmek gerekiyor… Ümmetin imanına musallat bu haşereler bir şekilde bertaraf edilmeli. Zira ümmetin içine düşürüldüğü bu felâketli ortamdan istifade ile yol almaya çalışan bu çakal sürüleri, arkalarına aldıkları belirsiz sermayelerle, itikat sapkınlığı yolunda yürümeye devam etmek niyetindeler.
Ehl-i Sünnet ulemasına “Tuvalet Bezi” diyebilen, Allah Resûlü’nün vahiy katipliğini yapmış Büyük Sahabî Hazret-i Muaviye Radıyallahu Anh ile dalga geçen p…ler tabiî olarak kalemimizin hedefidir. Peşlerini bırakmayacağız.
Sapık Humeyni’nin kadınlarla ilgili sapık fetvası(!)nı ümmete yutturmaya çalışan ZENNE’ler, yakın bir gelecekte Sahabe-i Kirâm’a dil uzatmanın ne mânâya geldiğini elbette anlayacaklar… Cehennem ne için var?..
Hülâsa…
Bu süratli giden hâdisatın içinbe kaybolmayanlar, hayatın hakikatine dair ‘şuur’un peşine düşenler, hızla büyüyüp ordulaşmalıdırlar. Biz Yeni Furkan kadrosu olarak, mektep ifadesinde bu ordulaşma aksiyonuna çark olma niyetindeyiz. Ve, siz Furkan okuyucularından bu çarkın daha elverişli ve daha hızlı dönmesi için, bizleri dualarınızla gönülden desteklemenizi arzu ediyoruz… Bu kervan durmaz.
Devam inşallah!..

İÇİNDEKİLER
KURTULUŞ YOLU
Salih Mirzabeyoğlu

NECİP FAZIL MİRZABEYOĞLU
Saadeddin Ustaosmanoğlu

ÜSTAD’I ANMAK
-Kuşlar ve Yılanlar-

Selim Gürselgil

BÜYÜK DOĞU VE İBDA “MİMARLARI” ÇERÇEVESİNDE
Hayreddin Soykan

NECİP FAZIL’I DOĞRU OKUMAK
Osman Akyıldız

Röportaj
Muzaffer Doğan
“Üstad’ı En İyi Anlayan Salih Mirzabeyoğlu’dur!”


NECİP FAZIL MİRZABEYOĞLU’NUN HAYATI
Hazırlayan: Ümit Elönü

İZAHLI ÇIFIT AHLÂKI
Mustafa Saka

“ÖKÜZLERİN KUYRUĞUNA ASILANLAR MAĞLUB OLUR”
Mahmud Ustaosmanoğlu Kuddise Sırrıhu

ŞERİAT’I HAKİKAT MÂNÂSINDA YAŞAMAK
Şehid Hızır Ali Muradoğlu

TERCİHİNİ YAP!
Şehid Bayram Ali Öztürk

CÜBBELİ AHMET HOCA’YA BİR SORU
Enes Mollaoğlu

PAŞASININ MUHABİRİ
Ali Tavşanlı

MÜFSİD M. İSLÂMOĞLU -II-
Sedat Bulut

BÜYÜK MÜRŞİD-İ KÂMİL ŞEYH AHMED
ZIYÂÜDDÎN GÜMÜŞHÂNEVÎ

Ahyed Hâlidî Selîmhânoğlu

Amerika’dan Furkan Mektubları
HAZRETİ İSA VE “GÜZEL KOKU”

Y. Rıchardson

İSMET ÖZEL SÖYLEDİKLERİNİ ANLIYOR MU?
Enes Mollaoğlu

SAHÂBİ VE SÜNNET ANLAYIŞI
Bahaddin Ustaosmanoğlu

Röportaj
MAHBUB’L AŞIKÎN YAZARI HANDAN ÖZDUYGU
“RESÛL AŞKI OLMADAN ALLAH
AŞKINDAN SÖZEDİLEMEZ!”


SAVAŞ ZAMANLARININ TESBİHATI!..
Handan Özduygu

MANAS DESTANI VE KIRGIZLAR
Prof. Dr. Mustafa Erdem

DERSİ HAYATTAN ALMAK
İpek Fırat

OBAMA-NAPOLYON-SÖMÜRÜ
Orhan Akdemir

Röportaj-İktibas
TALİBAN’IN GÜNEY VEZİRİSTAN EMİRİ MOLLA NEZİR AHMED
“KILIÇLARIMIZI K I N I N D A N ÇIKARMAKTAN BAŞKA ÇÖZÜM YOK!”

Çeviren: Şule Koman

HAÇLI GÖZÜNÜ SUDAN’A DİKTİ
Dr. Eymen el-Zevâhiri
Çeviren: Şule Koman

Çizimler

“PENCERE…”
Mehmet Fırat

KOCA ÇINAR
Rukiye Şenel

16:05 - 29/5/2009 - yorum {yok} - yorum yaz


SALİH MİRZABEYOĞLU ÖZEL SAYIMIZ ÇIKTI!

Kategori: Furkan Kapak




Salih Mirzabeyoğlu özel sayımız 96 sayfa!

Temin için 24 saat açık telefon hattımız 0538 8189179

23:36 - 6/12/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


27. SAYIMIZ ÇIKTI!

Kategori: Furkan Kapak


 

FURKAN 27. SAYI

İÇİNDEKİLER

 

ZAMANIN SONU

Saadeddin Ustaosmanoğlu

sustaosmanoğlu@furkandergisi.com

 

Zamanın sonu... Son Peygambere ayrılmış zaman... 700. yıldan sonra hâkimiyet Bâtın isminde... Her kemâl, bâtında kemâlât şeklinde tecelli edeceğinden, “zâhir ehli”nin işi bitmiş midir?.. Bursevî Hazretleri’nin ifadelerinden bitmiş görünüyor.

 

 

Amerika’nın Yenildiği “Fikirler Savaşı”

Y. Richardson

yrichardson@furkandergisi.com

 

“Teröre karşı verdiğimiz, kökten dinci mücahitlerle savaştan bahsederken, ‘asimetrik bir savaş’ diyoruz. Gerçekten asimetrik; onlarda fikir var bizde silah. Biz fikirlere kurşun sıkıyoruz. Gel gör ki fikir dediğin şeye kurşun işlemiyor. Ve böylesi asimetrik bir savaşta bizde mühimmat yok. Bir fikri ancak daha iyi bir fikirle yenebilirsiniz ve fikre karşı kurşun sıkmak da iyi bir fikir değil!”

 

IRAK İSLÂMÎ DİRENİŞ CEPHESİ VE ASKERİ KANADI

SELAHADDİN EYYUBÎ TUGAYLARI

Osman Akyıldız

oakyildiz@furkandergisi.com

 

Sünnî direnişin güçlü olduğu Diyala, Bağdat, Musul, Bici gibi kentlerde operasyonlar yapan grup Islah ve Cihad Cephesi adıyla hareket eden Irak İslâm Ordusu, Mücahidler Ordusu, Ensar es-Sünne’den ayrılan Ensar es-Sünne Şer’i Heyeti’yle ittifak edip Irak Direniş Konseyi’ni oluşturdu. Irak’ın Hamas’ıyla da sık sık ortak operasyonlar düzenleyen grup bütün yerli direniş gruplarıyla iyi ilişkileriyle biliniyor.

 

 

RÖPORTAJ:

IRAK İSLÂMÎ DİRENİŞ CEPHESİ RESMÎ SÖZCÜSÜ DR. SEYFEDDİN MAHMUD: “Eğer Türkiye kendi içinde genel olarak görüşünü değiştirirse, Irak’ta Yavuz Sultan Selim Han’ın döneminin tekrar etmesi mümkündür”

Osman Akyıldız

oakyildiz@furkandergisi.com

 

Biz bugün şer’î kayıtlarla kayıtlanmış olan, ictihad ve fetvalarla kâim şer’î ve ilmî tasavvufa ve ruh terbiyesinin yeniden iadesine muhtacız. Müslümanların Sultanı Muhammed el-Fatih (Fatih Sultan Mehmed)’in Şeyh Akşemseddin’den nasıl etkilendiği bizim için büyük bir tecrübedir.

 

İKTİBAS

Kandahar Hapishanesi’nin Fethi ve Afganistan’daki Tesirleri

Ahmed Muhtâr

Tercüme: Ahmet Tahir

ahmettahir@furkandergisi.com

 

Kandahar şehrini sarsan patlamalardan sonra Kandahar hava alanı ve civarındaki işgalci güçler olay yerine doğru harekete geçtiler fakat mücahidler onlar için hazırlık yapmışlardı.

Yeni teknikler kullanarak onlar için hazırlık yapan mücahidler geliş yolları üzerine hava dolu balonlar yerleştirdiler, onları gören işgalciler ve işbirlikçileri onların patlatılmasından korkarak geri çekildiler.

Şaşırtıcı olan ise o balonların sadece hava ile dolu sıradan balonlar olmalarına rağmen onları korkutmaya yetmiş olmaları idi.

 

SON’A DOĞRU

                                -Sistem Ya Çökecek Ya Da Ahlâksızlaşacak-

Necati Aydoğdu

naydogdu@furkandergisi.com

 

Tezatsız dünya görüşü olarak, kendini Kur’an ve Sünnet’e nisbet içinde takdim eden Büyük Doğu- İbda sistemi... Bunun dışında iddia sahibi olanlar kendilerini takdim etmeli ki, tercih mevzuu olarak görünsünler.

 

ERGENEKON MU, OĞUZ MU?

-DEVLET-İ ÂL-İ SELÇUK-

İbrahim Tatlı

itatli@furkandergisi.com

 

Aslında derdim bir destan anlatmak değil, bir sürü sahtelerinin dolaştığı bir vasatta, varlık sebebini ve şahsiyetini sadece İslâm’a bağlı gören bir Türk olarak vicdanımın sorduğu soruyu, duyurabildiği herkese sormaktı: “Ergenekon mu, Oğuz mu?

 

“Ergenekon” ve “Agarta”dan Telegramcılar çıktı!

Gökhan Gümüş

ggumus@furkandergisi.com

 

Salih Mirzabeyoğlu‘nun malum Ergenekon olayı “patlamadan” beş yıl evvel kaleme aldığı “TELEGRAM-Zihin Kontrolü” adlı eserinde “Cinci Atatürkçüler” diye tarif ettiği derin devlet çevreleri “Ergenekon soruşturması” vesilesiyle şimdi yeni yeni kıyıdan köşeden meydan yerine çıkarıyorlar. İlgili ve yetkili kişi ve makamlar bir de “İBDA-Ergenekon ilişkisi”nin bu boyutuna baksalar!?

Jöntürk ihanetinin yüzüncü yıl dönümünde “yerli” İT artıkları tasfiye edilirken, Ergenekon-Telegram terör örgütünün asıl dış desteği Batı‘da aranmalı.

 

 

 

MÜSLÜMAN SUBAYLAR RAHATSIZ

Mustafa Saka

mustafasaka@furkandergisi.com

 

Ergenekon'un siyâsî kanat faaliyetleri topluma en itici gelen şahıslar eliyle yürütüldü. Çok marjinal bir kesimden gayri kimse bunlara güven duymadı. Bu hâlleriyle, CIA ve MOSSAD'ın elinde oyuncak oldular; hem ülkeyi, hem bağımsızlık ülküsünü madara ettiler.

 

Rabbini zikret!

Mahmud Ustaosmanoğlu (Kuddise Sırruhu)

 

Zikrederken aşikârdan aşağı, bağırmadan zikredeceksin. Lisanın “Lâ ilâhe illallah” derken kalbinin gözü rabıta aynasına bakacak. O ayna vasıtasıyla da Mevlâ’ya bakacak. Kalbde mânâsını düşürecek. Güneşe tutulan aynaya bakan güneşi gördüğü gibi, Mevlâ’ya tutulan aynaya bakan da Mevlâ’yı görür gibi olur.

 

TARİKATA DAVET OLMAZ

Şehid Hızır Ali Muradoğlu

 

Eğer sen bir kimseye zorla tarikat dersi aldırırsan, o da alıp da sonra yapmazsa yarın ahirette diyecek ki, “Ya Rabbi ben bu tarikatı alacak değildim. O beni zorladı da aldım.” Niye zorluyorsun? Ali Haydar Efendi Hazretleri demiş ki, “Bilsem ki siz çağırdınız, sizin zorunuzla tarikat almaya geldi, derhal onu kovarım.

 

ERKEK SEVDİĞİNE CANINI FEDA EDENDİR!

Şehid Bayram Ali Öztürk

 

Erkek, aşkının gereği olarak sevdiğine canını feda edendir peki. Abdülhamid Han zamanında Avrupa’da bir tiyatro oynanıyor, tiyatro oyununda Rasul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e hakaret sahneleri var. Abdülhamid Han dedi ki, hatta o son dönem çalkantılı bir dönem olmakla birlikte; “Size 24 saat zaman tanıyorum. 24 saat içinde o tiyatroyu oyundan kaldırın. Yoksa bütün ordularımla üzerinize geliyorum!” Ve neticede adamların abdesti kaçtı, biliyor musun?

 

AKP

EĞRİSİ-DOĞRUSU

Selim Gürselgil

sgurselgil@furkandergisi.com

 

AKP ilk başta “devletin içinde halkın temsilcisi” bir profil çiziyordu. Zamanla ise “halkın karşısında devletin kendisi” olmaya başladı. Bugün her şeyin altüst olmaya başlaması, sokakların yeniden darbe dönemlerindeki gibi kesilmesi ve tutulması, hapishanelerin yeniden doldurulması bundandır.

 

İKTİBAS

“Sınır Tanımayan” Ergenekoncular İBDA-C’yi de Yoklamış

“HAYDİ GEL BİZİMLE OL!”

 

Haftalık Aktüel  Dergisi’nin Genel Yayın Yönetmenimiz Saadeddin Ustaosmanoğlu’yla yaptığı röportaj.

 

ASRIN EĞİLMEZ VE BÜKÜLMEZ ÇELİK ÎMÂNLI KALEMİ KOCA ÜSTÂDI İHTİRÂMÂT-I FÂİKAMIZLA YÂDEDERKEN, RÛH-I ŞERÎFLERİNE ALLÂH AZZE VE CELLE’DEN RAHMET-İ VÂSİA NİYÂZ EDİYORUZ… (2)

Ahyed Hâlidî SELÎMHÂNOĞLU

selimhanoğlu@furkandergisi.com

 

Fakat o “Kur’ân şâiri!” diye yere göğe sığdırılamayanların peşinde şovlar ve kaynana zırıltısı gibi ikide bir vakıf-dergâh-dernek-değnek dolaşan muhallebi çocukları, bu kabil küfr ü dalâlet püsküren mülevves satırlar karşısında acaba nerede, ne kadar ve nasıl bir îmân öfkesi değil de, öfkeciği sızdırabildiler?. Acaba neden?.

 

KÜLTÜRÜMÜZÜ VAR EDİCİ HAFIZANIN İNŞÂSI

Hayreddin Soykan

hsoykan@furkandergisi.com

 

En başta “Harf Devrimi”yle tarihinden –hafızasından!-, tüm “devrimler” elele dininden, dilinden, örfünden, an’anesinden, milliyetinden, şahsiyetinden, haysiyetinden, ona tarihteki şanlı “aslî” kimliğini kazandırmış ne varsa hepsinden ve “kökünden” kopartılmış, şimdilerde nereye gideceğini, ne “olacağını” bilmeyen, günü kurtarmakla (!) yetinen, içli dışlı dört bir yana sürüklenmeye çalışılan ve gerçekten de bir o yana bir bu yana sürüklenen, kaynayan, fokurdayan, günden güne kan kaybeden bir toplum! 

 

 

 

SİYASET FELSEFESİ AÇISINDAN BATIDA İDEAL DEVLET VE İKTİDAR ARAYIŞLARI II

Necati Kocaman

nkocaman@furkandergisi.com

 

Despotizmin hâkim unsur olduğu "1984" adlı ütopyada, yönetenlerin tek egemen güç olduğu, insanların yöneticilerin korkusu ile sindiği, birbirine güvenmediği, özgürlüklerin kaldırıldığı, düşünmenin suç olduğu, ahlâki ve insani duyguların yok edildiği bir ülkeyi anlatır.

 

İNSAN

Salih Mirzabeyoğlu

 

ŞİİRLER

 

GÜN OLDU

Ali Hışıroğlu

ahisiroglu@furkandergisi.com

 

EYÜP SULTAN

Osman Temiz

otemiz@furkandergisi.com

 

RESİMLER

 

ER-REZZAK

Mehmet Fırat

mfirat@furkandergisi.com

 

“OKU”

Rukiye Şenel

rsenel@furkandergisi.com

 

 

 

 

 

 

 

 


22:25 - 11/8/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


MAYIS SAYIMIZDA ŞEHİD HIZIR HOCAMIZI YAD EDİYORUZ!

Kategori: Furkan Kapak

 

FURKAN MECLİSİ'NDEN
Sevgili Furkan okuyucuları, ferdî hayatın kısalığı mâlum... İçtimâî hayata nisbet içinde değerlendirmeye tabî tutabilmemiz ise idrakimizin eşya ve hadiseler üzerindeki tasarruf kuvvetincedir.
İdrakimiz tasarrufu bâbından olmak üzere, Malcolm X’in hayat hikâyesinden şu satırlar:
«“Halktan pek çoğu, eski bir arabaya binmiş ve oldukça yavaş giden birisini görünce, adamın daha hızlı gitmek istemediğini sanırlar” dedi Elijah Muhammed. “Oysa adam, daha hızlı gidildiğinde arabanın darmadağın olacağını bilmektedir. Zamanı gelip de hızlı gidebilecek bir arabaya kavuşunca, elbet basacaktır gaza adam.”
Bir başka zaman da, mescitlerimizden birisindeki etkisiz bir vaizden yakındığımda, bana şöyle söylediğini hatırlıyorum: “Güvenemeyeceğim bir yarış atına sahip olmaktansa, güvenebileceğim bir katırım olsun daha iyi.”»
Demek istediğimiz şu ki, ferdî hayatımızın nefsî isteklerine kanarak şeytanî acelelerin tuzağına düşmek yerine, Allah’tan olan teennî’nin güvenli limanına sığınarak içtimaî hayatın uzun soluklu yürüyüşüne katlanmak ve katkıda bulunmak durumundayız.
Bu, nefsin işine gelmeyeni habire ertelemek tuzağından uzak olmak kaydıyla kabullenilmesi gereken gerçektir. Aksi takdirde, iş yine tersine tecelli eder ki, hem ahlâki değil, hem de aldatmacanın hainliği manasına gelir.
Sevgili Furkan okuyucuları
Madem böyle, o zaman nefse mazeret biçmeden, yere sağlam basan adımlarla uzun soluklu yürüyüşe devam... Bulunduğunuz bölgenin önemli bulduğunuz fikir ve meselelerini bizimle paylaşarak veya bulunduğunuz bölgede bayilik alarak sağlam yürüyüşümüzü perçinleyin. Furkan bir okul olmaya adaydır, bu müessesenin daha hızlı yol alabilmesi Furkan sahiplerinin gayretlerine bağlıdır...
Devam inşaallah...

Sevgili Furkan okurları, Hızır hocamızın katledilişin üzerinden 10 yıl geçti. Bu sayımızda, Furkan kadrosunun “Katili bulun” çığlığı dışından ‘sessiz’ geçen 10 yılın değerlendirmesini bulacaksınız. Hızır hocamızın şehid edilmeden önce dergimizde yazdığı yazıların bir araya getirildiği kitabı da sizlere hediye ediyoruz.
Geçtiğimiz ay Antiemperyalist cephe İstanbul’da buluştu. Yayın kurulumuzdan Sinami Orhan’ın konuşmacı olarak katıldığı toplantının ayrıntıları da bu sayımızda.
ABD ve kuklalarının hezimete uğradığı Afganistan’ı, cihada katılmış bir Türk mücahidle konuştuk.
Ayrıca bu sayımızda bir veterinerin feryadını gündeme getiriyoruz. Helal-haramı gözetiyor ve aile ve çevrenizi düşünüyorsanız muhakkak bu mektubu okumanız gerekiyor!
Her Mayıs ayında olduğu gibi bu Mayıs ayında da Üstad Necip Fazıl Kısakürek hakkında konuşulacak ve yazılacak. Bu konuşmalarda ve yazılarda Üstad’la ilgili hiç gündeme getirilmeyecek hususiyetleri Ali Tavşanlı ve Hayreddin Soykan bu sayımızda yazdı.
Gelecek sayımızda buluşmak duasıyla O’na emanet olunuz.

21:39 - 13/5/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


NİSAN SAYIMIZ...

Kategori: Furkan Kapak

 

 

FURKAN MECLİSİ'NDEN

 

Sevgili Furkan okuyucuları, ülkenin ahvâl-i perişanlığına dair hatırlatmalarda bulunuyoruz. Bu hatırlatmalar tabiî olarak sayfa doldurmak kâbilinden hatırlatmalar değil. Çok kritik, çok vahim bir dönem yaşadığımız herkesçe çok açık bir şekilde hissedilmeye ve anlaşılmaya başlamıştır.

Biz Furkan kadrosu, kapımızı çalacak nihaî hesaplaşmanın arefesinde olduğumuzun farkında olarak, okuyucularımıza istikrarlı davranışın altyapısını hazırlama telâşı içindeyiz. Bu telâşı herkes ve her kesim farklı şekilde algılıyor… Biz kimin neyi nasıl algıladığından mâdâ, okuyucumuzla aramızdaki insicamın nasıl’ına dikkat ediyoruz. Bir büyük hesaplaşmanın arifesinde telâş ve panik havası içinde bir yerlere bir şekilde hoş görünmek veya nefs ifadesinde nefret duygularıyla yaklaşmak taraftarı değiliz.

Suhuletle yürümesi gereken Sefine’nin, zor’a sokulmasını gerektiren hamlelere gerekmedikçe girmemenin tedbir makamına uygunluğu âşikar. Bir geldi pîr geldi, kâbilinden zûhurun beklendiği ve yakın göründüğü bu hengâmede, yapılması en elzem amel, dost ve düşman kutuplarına tatbiki gerekli sağlam nisbetlerdir. Dost’a dost, düşman’a düşman gibi, ama; “Bir şey ki söylemesen de olur, söyleme, bir şey ki yapmasan da olur yapma” hikmetine binâen… Nefs kaynaklı fiillerin, müsbet gibi görünse de menfiliği ortada… Her şey ve her iş sadece Allah Celle Celâluhu’nun rızasına mâtuf olmalı. Bu niyet ve bu gayret içinde 24 saatimiz mesai alanımızdır.

Devam inşaallah!

...

Sevgili Furkan Okurları, bu sayımızda, ülkede fırtınası esmeye devam eden Ergenekon operasyonu, Kemalizme dair yazılar bulacaksınız. Sapık itikadlara vurulan şamar, demokrasi herzelerine tokat ve derinlikli yazılar ilginizi çekecek…

Ahvâle dair bir notla bağlayalım.

Mücahid(!) lider, millîci, ulusalcı ve de Kemalist Doğu Perinçek, polis ifadesinin bir yerinde bakın ne diyor:

«… Ümit Sayın’da bulunan belgeler arasında, 4 Mart 1997 tarihli bana hitaben yazılmış yazıda, ‘Cumhuriyet Devrimleri’nin uygulanmasıyla ‘yeni Kemalist bir devrimin yapılması’ gerektiğine ve ‘bu yeni Kemalist ideolojinin aksiyomlarının ve teorisinin bir an önce yazılı hale getirilmesi gerektiğine inanıyorum’ demesi, yazdığım bazı yazıları, İngilizceye çevirerek ABD’deki bazı demokratik kurumlara yolladığını yazması, niçin suç kapsamında oluyor? Abdülhamit dönemine mi döndük? Aydınlar birbirine mektup yazamayacak duruma mı geldik? Ümit Sayın’ın bana yazmış olduğu mektubu tam olarak hatırlamıyorum, ancak içeriğinde herhangi bir suç yoktur. Kutlanacak bir tavır vardır. Bu soru Kemalist devrimi de suç olarak görmektedir. Kemalist devrimi suç olarak görenler, Atatürk’ü yıkamayacaklardır ve girişimlerinin altında kalacaklardır. Bu soru Ergenekon operasyonunun Atatürk düşmanı yönelişini ele vermektedir.»

Niyet belli… Şu satırlara dikkat; “Kemalist ideolojinin aksiyomlarının ve teorisinin bir an önce yazılı hâle getirilmesi…” Ve yine dikkat; “İslâm’a Muhatab Anlayış”ın kurucusu İbda Mimarı Salih Mirzabeyoğlu’na zihin kontrolü işkencesiyle baskı yapılarak teklif edilen mesele; Kemalizm’in teorisini kurması, karşılığında rahata erdirileceği

Dikkat dikkat: Kemalist ideolojinin teorisinin acilen yazılmasını Perinçek’e teklif eden Doç. Ümit Sayın hakkında İbda Mimarı’nın “Telegram-Zihin Kontrolü” isimli eserde yazdıkları: «Son dakika haberi verir gibi, Adlî Tıb’dan olduğunu söyleyen kuyruk bir tipin 13 Ağustos 2003 tarihli “milliyetsiz” bir gazetede çıkan sözlerini aktarmalıyım:

- “Salih Mirzabeyoğlu, beni zihin kontrolüyle terörist yaptılar diye Adlî Tıb’dan yardım istedi. Kendisine yardım edeceğiz. Bu işleri CIA yapıyor. Afdan istifade etmek için de böyle bir iddiada bulunmuş olabilir!”

Bu mayın tarlasına sürülen tombulca ve eşek tipli şöhret heveskârı adamcıklar bir yana, kimlerin yüreğine kâbus gibi çöktüğümüz belli.»

Yine dikkat: Henüz yeni bir haber olarak İbda Mimarı’ndan bu adamla ilgili bize ulaşan sözü: “… bizimle görüşmek istemesi durumumuzu yakından müşahade etmek içindi (zihin kontrolü marifetlerini görmek için), kabul etmedim. İçeri alınınca mesele netleşti…” Meâlen naklettiğimiz bu sözleri, bu adamın Perinçekle ne kadar yakın olduğunu hatırlatarak şöyle bitirelim; İslâm inkılabının önünü kesmeye çalışan bu kuduz İslâm düşmanlarını antiemperyalist cephe sanma gafletine düşenlere biz ne diyelim… Üstelik gerçek antiemperyalist çevreyle yakınlıklarını temin ettiğimiz hâlde itibar etmeyip Kemalistlere göz kırpmaları en hafif tabirle hafif düşüyor. Emperyalizm’in ileri karakollarını “Mücahid” iltifatıyla karşılayanların “taktik”lerini hayretle izliyoruz… Emin olsunlar ki, bizden olan çevrelerin tümü hayretle izliyor… Ne diyelim?   


12:43 - 14/4/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


MART SAYIMIZDA BÜLENT ORAKOĞLU'YLA KONUŞTUK

Kategori: Furkan Kapak

 

 FURKAN MECLİSİ'NDEN

 

Sevgili Furkan okuyucuları, ülkenin garip halini görüyorsunuz!.. Bir yanda şen kahkahalar ortalığa yayılırken, diğer yanda iç savaş sahneleri arz-ı endam ediyor...

Bu garip döngü sanki kanıksandı. Ad ve Semûd kavimlerinin son zamanlarını hatırlatan bu manzaradan kim hangi kâr, hangi zararla çıkacak göreceğiz...

Bu curcunaya rağmen son zamanlarda umûmun hislerinde tecelli zemini bulan bir hâl var. Gizlenemeyecek şekilde korkusu ortalığı sarmaya başlayan iç savaş tehlikesi... Ülke, neredeyse doğu batı şeklinde ikiye ayrılmış durumda... Kuzey Irak operasyonundan sonra yaşanan kurumlararası atışmalar ve sataşmalardan da anlaşılıyor ki, ciddi bir yol ayrımındayız. İstihbarat birimlerinden sızan haberlere bakılırsa hiçbir kurum kendi içinde bile bir denge tutturabilmiş değil... Milletin derdine çare olması gereken kurumların içine sızmış servislerin güç potansiyelleri görülen ve bilinenin çok üstünde...

Milletin değerlerini yok saymanın gereği olan tavır ve davranışlar içinde olanlar da artık karaya vurduklarını farketmiş durumdalar... ‘Bana yar olmayan başkasına da olmasın’ zihniyeti içinde olanların bir çılgınlık yapma ihtimali de büyük. Bu, sonları da olsa onlar açısından yapılması gereken olarak ciddi ciddi düşünülen bir şey... Müslüman halkımızın uyanık ve teyakkuz hâlinde olması gerekiyor...

Sonucu tayin edici GÂLİB ismiyle tecelli eden Kâinatın Sahibidir; şüphe yok... Ama; Adetullah ve Sünnetullah nokta-i nazarından yapılması gerekenler ihmâl edilirse, kıyametin başımıza başka türlü çökeceğini de bilmemiz lâzım...

Devam İnşallah.

Sevgili Furkan Okuyucuları,

28 Şubat cuntasını deşifre eden Emniyet İstihbarat eski Daire Başkanı Bülent Orakoğlu ile, milletin derdine çare olması gereken kurumların içine sızmış dış servisleri ve bu servislerin anayasal kurumlar üzerinden ülkemizi nasıl yönettiklerini konuştuk.

Müslümanların katledilmesinin konuşulduğu bir dönemde emniyet istihbaratının başında bulunan Orakoğlu’yla yaptığımız röportaj, sistemin nasıl tıkandığını da gözler önüne seriyor.

Bu sayımızda ayrıca, vadesi dolan Kemalistlerin Müslüman halkı yanlarına çekmek için gündeme getirdikleri “1919 iradesi” aldatmacısının perde arkasını Salih Demirci ve Selim Gürselgil’in yazılarından okuyacaksınız.

Mutasavvıf Mücahidler… “Tasavvuf’un temel olarak İslâm’ın kenarında bir yerdeymişçesine yanlış anlaşılmasına ek olarak, belki en büyük yanlış, onun Cihad’a karşı pasif ve kayıtsız olduğudur. Gerçekte, başka hiçbir şey, hakikatten bu kadar uzak olamaz” diyen Khurram Zaman, hakikati orta yere mıhlıyor. Bu önemli çalışmayı bizlere tercüme eden, değerli yazarımız Hayreddin Soykan.

Bu ay dergi içeriğimizin yoğunluğu nedeniyle bazı yazılara yer veremedik. Yazarlarımızın ve siz okuyucularımızın anlayışına sığınıyoruz. İnşaallah önümüzdeki sayıda bu kıymetli çalışmaları yayımlayacağız.

Gelecek sayıda buluşmak üzere Allah’a emanet olunuz.

 

21:16 - 13/3/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


Furkan'ın Şubat Sayısı Çıktı!

Kategori: Furkan Kapak

 

FURKAN MECLİSİ'NDEN

 

Şubat 2008... 28 Şubat hadiseleri sebebiyle Şubat ay’ının nezdimizde bir başka yeri var... Bu süreçte yaşanmış hadiselerin tam ortasında bulunan Furkan kadrosu, bu döneme muhalefet ve direnme sebebiyle bedel ödemiş, o günlerin zulmüne göğüs germenin de vicdani huzurunu yaşamayı hak etmiştir.

Bedel ödemeye her zaman hazır olan Furkan kadrosu’nun bugüne kadar yıkılmamasının, yıpranmamasının sebebi herkesin bildiği ve takdir ettiği dik duruşudur. Bu dik duruştaki asıl mânâyı hâlâ kavrayamayanlar var ki, bildirelim; EHLULLAH HİMMETİ... Bu himmete muhatap olduğumuz müddetçe (Allah eksikliğini göstermesin) hayata geliş gayesi istikametinde yürümeye devam edeceğiz inşaallah...

Bu istikametin gerektirdiği “Bâtın Nisbeti” hakikatini kadro ifadesinde idrak ettiğimiz nisbette muvazenemiz gerçekleşecek ve bu muvazenenin gereği olarak tesbit ettiğimiz hedeflere bir bir ulaşacağız Allah Celle Celalühü’nün izniyle...

Okuyucularımıza bildirmek durumundayız; ufku gözleyici olun, her an her şeyin tam tersine dönme ihtimalinin yüksek olduğu bu zaman diliminde, ânî değişikliklerin şaşkınlığına düşme durumunda kalmayalım.

Devam inşallah...

Sevgili Furkan okuyucuları,

Elinizde tuttuğunuz bu sayıyla birlikte 2 yılı geride bırakmış bulunmaktayız; Elhamdülillah! Yeni yayın dönemizde, sizlerden gelen talepler doğrultusunda sayfalarımızda değişiklikler yaptık. İnşaallah yeni sayfa tasarımımızı beğenirsiniz. Her zaman olduğu gibi eleştiri ve önerilerinizi bekliyoruz.

Şunu da müjdeleyelim, dergimiz bu sayıdan itibaren 64 sayfa!  

Gelecek sayıda buluşmak üzere Allah’a emanet olunuz.

 

 

İÇİNDEKİLER:

 

28 ŞUBAT

Saadeddin Ustaosmanoğlu

sustaosmanoğlu@furkandergisi.com

 

“O dönemin zulmüne göğüs gerip bedel ödeyenleri ve hâlâ ödemekte olanları bu milletin unutmaması gerekir. Bu da ciddi bir vebâldir. Herkesin bir köşeye sindiği, o terör estirilen zamanda Büyük Doğu-İBDA Fikir bağlılarının cesurane hamleleri zayiatın büyümesine engel olmuştur. Ehlullah’ın dilinden ifade ile yerini bulmuş olan bu gerçek zamanı geldiğinde beyan edilir inşallah…”

 

İZMİR’DE ÇARŞAF YAKILDI!

 

YAVUZ SULTAN SELİM HAN VE ÇALDIRAN

Orhan Akdemir

oakdemir@furkandergisi.com

 

“Çaldıran’ı gerçekleştiren koca Yavuz’un Hazret-i Ali Kerremallahu Vech’e olan muhabbetini bilmezler mi? Yavuz’un hangi sâikle şiileri tepelediğini şiiler herkesten iyi bilirler ama, büyük tefsircilerinden olan Kuleyni’nin şu sözünü de bilirler; “Takiyyesi olmayanın imanı olmaz”... Şah İsmail de bu takiyye gereği Yavuz Han’a elçileriyle çok uysal ve yumuşak haberler gönderiyor, bir yandan da Anadolu’nun içine saldığı adamları sayesinde fitneyi büyütüyordu...”

 

ÇALDIRAN FETVASI

 

“Tâife-i Kızılbâş ki reîsleri Erdebîloğlu İsmâ’îl’dir, Peygamberimiz’in şerî’atını ve sünnetini ve dîn-i İslâm ve Kur’ân-ı mübîni istihfâf etdikleri ve Allâhü Ta’âlâ harâm kıldığı günâhlara helâldir dedikleri…”

 

ŞEHİD BAYRAM HOCA’NIN DİLİNDEN

YAVUZ SULTAN SELİM HÂN

 

“Birisi gelse anana sövse onunla konuşur musun? Dost olur musun? Şia, Hazreti Aişe’ye sövüyor, şimdi ne olacak?

Elhamdulillah, benim imanım kuvvetli, ben yaşadığım müddetçe anama sövdürmem. Osmanlı’nın Avrupa’da ilerlememesinin sebebi Şia’dır. Osmanlı Avrupa’ya ordu çıkardığı zaman Şia Osmanlı’yı arkadan vurmuştur. Sırf anamın namusunu korumak için ecdadın ordu çıkardı. Yavuz’un Çaldıran savaşı gibi.”

 

HALÎFE-İ RASÛL SELÎM HÂN’IN HUZÛRUNDA:

(1)

ŞÎA BELÂSINI TEDMÎR...

Hâlidî

 

“…

Trabzon’dan ta’kible şii kahpeliğini,

Mahvolmuş görüyordun Şer’in istikbâlini...

 

Bu tehammül edilmez acılarla kıvrandın,

Ve tahtı, cihâdına otağ kıldı karârın...

…”

 

HOŞGÖRÜ-DİYALOG MEZHEB-İ VATİKÂNÎSİ,

HÜKÛMET-İ CUMHÛRİYYE VE HOŞFENDİ DİYASPORASINI KULLANARAK, ALEVÎLİĞİ ÖNE ÇIKARIB, İSLÂM’IN YERİNE, ONU OTURTMA İBLİSLİĞİNDE...

A. Hâlidî

 

“Hele hükûmet-i cümhûriyye ile arası bulunub da, prof. İzzetdin Doğan gibi ateist ve layık dedelerin felsefesi ve hayâlleri, “İslâm’ın alevî yorumu!” olarak bir de piyasa yapdı mı, al sana “ılımlı”nın en a’lâ ve muallâsı!.”

 

“RAHMANIN NEFESİ”

Handan Özduygu

hduygu@furkandergisi.com

 

“O gün doğru anlayışın hasretinden öldüm diyen Hazreti Pir, bu günkü anılış törenlerine nasıl bir yorum getirirdi acaba. Ömrün de sadece üç defa sema yapan, velâkin; “Rahmanın nefesi” olarak Vahyi ilahinin muradı olan hikmet-i ulum tedris edip tadat eden yüce Piri ortaya koyduğu maarif ve hikemle değil de bu gün sadece sema ile anılması hazin bir tecellidir.”

 

KELÂM-I KADÎM’İ TAHRÎF, TAĞYÎR VE SANSÜR EDEREK, ALLÂH’IN DÎNİNİ ILIMLI KILMA (SULANDIRMA) DENÂETİ,

LAÎN “YEHÛD- HAÇLI” VE “HOŞGÖRÜ-DİYALOGÇU” CİBİLLETSİZLİĞİDİR...

(3)

Ahyed Hâlidî Selîmhânoğlu

selimhanoglu@furkandergisi.com

 

 

“Global yehûdiyyet, nasrâniyyet ve “hoşgörü-dialog” emperyalizması demek olan istîlâcı dünyâ terörizmi, lokomatif olarak da ABD buştlarının peşine kuyruklanıb, bu “dem-bokrasi” herzesini de yiyerek, âdemoğluna şirin görünecekleri hesâbıyla insanlığı aldatıb oynatmağa devâm etmektedir...”

 

EY ALLAH’IN KULLARI

Ali Tavşanlı

atavsanlı@furkandergisi.com

 

“Ey Allah’ın kulları! Siz bu dünyadan göçüp gidenlerden farklı değilsiniz. Onlar sizden daha uzun ömürlü, daha kuvvetli, daha mamur beldelere ve daha ölmez eserlere sahip idiler. Cesetleri çürüdü, yurtları bomboş kaldı ve eserleri yok oldu. Onlar muhteşem sarayların, konforlarını ve atlastan dokunmuş yatak-yastıklarını üzerleri sapıtma taşlarıyla örtülü, toprak  yığılı viranelere yapılmış mezarlara değiştiler Yerleri dar, sakinleri gariptir. Onlar orada yalnızların, kendi başının derdine düşenlerin ve birbirleriyle samimi olmayanların arasındadır.”

 

VEHİN’E DİKKAT

Mahmud Ustaosmanoğlu (K.S)

 

“Resulullah Efendimiz buyurdu ki:

“Bana 5 şey verildi, benden önce kimseye verilmedi. Bunlardan biri şu; bir aylık yoldan korku ile yardım olundum!”

Resulullah’tan korkan bizden de korkar, lâkin o korku kâfirlerin kalbinden alınacak. Neden? Bunu araştıralım.”

 

 

DERME ÇATMA FİKİRLERLE MÜCADELE OLMAZ

Şehid Hızır Hoca’dan

 

“Tüm ölçüsünü şeriattan almış bir tarikat, insanın nefsi emmaresini adam etmeye yardımcı bir tarikattir. Böyle tarikat insana ihlâs kazandırır. Küfrün kaynadığı zaman da, olsa Allah’ın kulundan istediği ihlâstır. İhlâs her devirde geçerli. Kimin için müslümansın?”

 

 

Yanmadıkça insan olgunlaşmıyor

Şehid Bayram hocadan

 

“Yahu Müslüman olduk, çile çekmek için mi?”, bu sorunun mantığı yoktur. Çile arttıkça ahiretteki ikan, ahiretteki olacak olanlar, ahiretle ilgili olan her şeyi daha iyi anlama, daha iyi kavrama becerisi hâsıl olur diyor İmâm-ı Rabbânî Kuddise Sırruhu.”

 

KURGU DİN METODOLOJİSLERİN HAK MEZHEPLERE OLAN KUDURGANLIĞI -III-

Sedat Bulut

sedatbulut@furkandergisi.com

 

“1998 yılında Diyanet Vakfı Yayınları için hazırlanan İlmihal kitabında, “herhangi bir mezhebe uymanın ne farz, ne vacip ve ne de sünnet olmadığından” ve “mezheplerin telfiki’nin yapılması, mezhebe bağlanmanın verdiği güveni sağlayıcı bir alternatif sunulması gerektiği”nden bahsedilir.”

 

Yahudi Allahsızlığı ve Egonun Parçalanması

Mustafa Saka

mustafasaka@furkandergisi.com

 

“Tek tek egolara bölünmüş olan modern toplumlarda “aile” yoktur. Olamaz. İki ego bir eve sığmaz. İki de çocuk varsa; dört ego bir eve hiç sığmaz. Meselâ İsviçre’de ve Almanya’da evliliklerin ömrü 5-7 yıldır. Geçtiğimiz aylarda, “evliliğin 7. yılında otomatik olarak boş olsun çiftler; devam etmek isteyen nikâh tazelesin” teklifi bile yapılmıştır Almanya’da.”

 

Şiirler - SANKİ

Ali Hışıroğlu

ahisiroglu@furkandergisi.com

 

İKİ DENİZ BİR ADAM

           Osman Temiz

otemiz@furkandergisi.com

 

PARÇALARA MIHLI HİSSİYATIN GÖLGELEDİĞİ

Hayreddin Soykan

hsoykan@furkandergisi.com

 

“Anlaşılıyor ki, parçalara mıhlı hissî coşkunluk, “ya sevgi ya nefret” gibi bir aceleciliği; bu acelecilik ise, önümüzdeki kişi, şey veya meselede mündemiç olan birbirinden çok farklı vasıf çeşitlilik ve zenginliğini göremeyişimizi; üstelik ve daha da kötüsü, görmek de istemeyişimizi davet etmektedir.”

 

TÜRKİYE SOSYAL PATLAMANIN EĞİŞİĞİNDE

Ahmet Fazıl

ahmetfazil@furkandergisi.com

 

Seçilmişler zenginleşme ve adam kayırmada yarış içerisinde ülkenin kaynaklarını, yatırımlarını, gelirlerini hortumlar ve yasalara uygun! şekilde evlatlarını milyon dolarlarla süslerken asgari ücretle çocuklarını beslemek isteyen baba cinnet geçirip evlatlarına kıyabiliyor, ailesini perişan edebiliyor.”

 

EKREM SAĞIROĞLU’NUN ARDINDAN

Osman Akyıldız

oakyildiz@furkandergisi.com

 

“Büyük Doğu’cu olduğunu bildiğim için genelde “eski” Büyük Doğu’culara sorduğum soruyu ona da sordum umutsuzca ve hiç tanımıyormuşçasına:

Salih Mirzabeyoğlu’nun Üstad Necip Fazıl’la bir alakası var mı?

Dediği aynen şöyleydi…”

 

Araştırmacı-Yazar Ali Nar’la Ekrem Sağıroğlu’nu Konuştuk:

sessiz dursa da arka planda derin tefekkür edişini de unutamıyorum.”

 

ÖZEL BÜRO

ZİHİN KONTROLÜNE KARŞI BASİT

NÖRO SAVUNMA STRATEJİLERİ

Sinami Orhan

sinamiorhan@furkandergisi.com

 

Birinci kural zihin kontrolü yapılan kişi hakkında mutlak ve mutlak surette bilgi derlenmek istenmektedir. İzlenen kişiye karşı kontrolü yapan grup tarafından sistematik olarak bir kalabalık psikolojisi oluşturularak zihnen ve bedenen yıkılması hedeflenmekte, bu şekilde istihbarat toplama çalışması yapan grup tarafından istenilen her şeyin yaptırılabileceği öngörülmektedir.”

 

AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFA BAKILMAZ”

İpek Fırat

ipekfirat@furkandergisi.com

 

Aileler kendi kazanamadıkları başarıları çocuklarının tamamlamasını isterler. Bu yönde çocuğun ilgi, ihtiyaç ve kabiliyetlerini görmezden gelebilirler, göremeyebilirler.”

 

Afganistan İslâm Emirliği Sözcüsü

Zahibullah Mücahid ile Röportaj

Tercüme: Muhammed Şeriatî

mseriati@furkandergisi.com

 

Taliban afyon ticareti yapmamaktadır. Onlar düşmanlarıyla savaşmak ve onları yenmek istiyor. Afyonu dağıtanlar diğerleridir, kaçakçıların Taliban’la işi olmaz. Afyon barındıranlara gelince, Taliban’ın onlar üzerinde bir otoritesi yoktur. Taliban uyuşturucuya karşıdır. Taliban rejimi sırasında, Afganistan uyuşturucudan temizlenmişti.

 

Kafkasya İslâm Emirliği'nden Ebu Salih'le Röportaj!

“Büyük Planlarımız Var, Fakat Herşey

Allah Subhanehu ve Teâlâ’nın Elinde”

Tercüme: Muhammed Şeraitî

mseriati@furkandergisi.com

 

 

Durumumuz, elhamdulillah, iyidir. Mücahidlerin bir bölümü dağlarda kış üslerindeler. Diğerleri ise bahar-yaz cihad dönemi için yerleşim yerlerinde hazırlık yapıyorlar. Geri kalanlar ise mücahidleri topluyor ve eğitiyor.”

 

ESKİ BAASÇILAR DİRENİŞİ MEŞRULAŞTIRMAK İÇİN

NAKŞİBENDİ SUFİSİ OLDU

Abdul Hameed Bakier (*)

Tercüme: Hayreddin Soykan

hsoykan@furkandergisi.com

 

Nakşibendi Ordusu, Amerikan güçlerinin, ağır mücahid saldırılarının neticesi olarak Irak’tan ilan edilmemiş bir çekilme gerçekleştirmeye zorlanacağına inanıyor.”

 

MECELLETÜ’N NAKŞİBENDİYYE DERGİSİNİN 3. SAYISI ÇIKTI!

Tercüme: Osman Akyıldız

oakyildiz@furkandergisi.com

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

15:29 - 12/2/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


Irak Nakşi Ordusu Furkan Dergisi'nde!

Kategori: Furkan Kapak

 

FURKAN MECLİSİ'NDEN
Sevgili Furkan okuyucuları, gayretiniz gayretimizi artırıyor… İlgi ve teveccühünüz dergimizin her geçen gün yeni okuyucularla tanışmasına sebep olurken, bir yandan da zeminin sağlamlaşmasına yardımcı oluyor.
Daima hatırlatıyoruz. Bu dergi hiçbir zaman geçim kapısı olmadığı gibi, haksızlığa da yandaş olmadı ve olmayacak. Bu sebeble, münafıkça tavırlarla yakın gibi görünüp açık bulmaya çalışanlar bugüne kadar sadece akim kalan teşebbüslerde bulunmuşlar ve Furkan’ın sağlam yürüyüşü karşısında şaşırıp kalmışlardır.
Kaldı ki henüz yapmak istediklerimizin yüzde birini bile yapabilmiş değiliz. Furkan bir okul olmaya taliptir, bunun da yolu sağlam bir zemin oluşturmaktan geçer. İddialı ve büyük lâflar etmememizin (etmemiz mümkün değil) sebebi budur.
Mesele, ihlâs temeli üzerinde yükselmektir. Kuvvet ve davranış sahibinin sadece Kâinatın sahibi olduğunu bilerek ilerlemektir. Gayretin kuldan, yardımın ALLAH Celle Celalühu’dan olduğunu bilerek yürümenin sonuç ne olursa olsun zaferi baştan ilân etmek mânâsına geldiğini bilenler asla akamete uğramaz, asla gevşemez ve asla vazgeçmezler.
Bu mânânın gereği olarak attığımız sağlam adımlar resmi ve gayri resmi kişi ve kurumların ve münafık taifesinin başlangıçtaki burun kıvırma tavırlarının değişmesine sebep olmuş, onların farklı tavırlara sevk etmiştir. Hiç şüphesiz bunda en önemli unsur, okuyucularımızın samimiyetimize samimi tavırlarla cevabı olmuştur. Riyakârlık yapmadık, riyakârlıkla karşılaşmadık. Bu kervan ALLAH’ın izni keremiyle böyle devam edecek.
Devam İnşaallah!

Sevgili Furkan okuyucuları, bu ay Irak’taki direnişin başaktörlerinden Nakşibendi Tarikatı Bağlıları Ordusu’nu kapağa çıkardık.
Ordu’nun resmi sözcüsü Dr. Selâhaddin Eyyûbî ile gerçekleştirdiğimiz röportajı ve dergileri Mecelletü’n Nakşibendiyye’den yaptığımız çevirileri ilgiyle okuyacağınızı umuyoruz.
Yayın kurulumuzdan Osman Akyıldız’ın hazırladığı Nakşibendi Tarikatı Bağlıları Ordusu dosyası, tarikat ehlinin nasıl olması gerektiğini ortaya koyan esaslı bir çalışma olduğu kanaatindeyiz.

Sevgili Furkan okuyucuları, 1. cildimize göstermiş olduğunuz teveccühe teşekkür ederiz. Hâlen cild talebinde bulunan okuyucularımızın taleplerini, inşaallah Şubat ayından itibaren karşılayacağız. 1. cildimizin ikinci takımı hazırlanıyor.
Abonelerimize hediye olarak vereceğimiz “Kâinatın Efendisi’nin Gaza ve Seriyyeleri” adlı kitap, inşaallah Şubat ayından itibaren postaya verilmeye başlanacak. Şubat ayından itibaren kitapları ellerine geçmeyen abonelerimizin 24 saat açık Furkan hattını (0538 8189179) arayıp bilgi vermelerini rica ediyoruz.
Gelecek sayıda buluşmak umuduyla ALLAH’a emanet olunuz.

FURKAN 21. SAYI İÇİNDEKİLER

BAŞYAZI- Kibir-Ahmaklık-Teslimiyet
Saadeddin Ustaosmanoğlu

KAPAK- Irak’ta Yükselen Ses Nakşibendi Tarikatı Bağlıları Ordusu
Osman Akyıldız

RÖPORTAJ- Nakşibendi Tarikatı Bağlıları Sözcüsü Dr. Selâhaddin Eyyûbî
“İşgalci Kâfiri Kovacağız!”

İKTİBAS- Mücahid Faruk en-Nakşibendî İle Röportaj

İKTİBAS- Nureddin en-Nakşibendî’nin Cevaplandırdığı Sorular

MAKALE- Allâh’ın Dînin Ilımlı Kılma Denâeti -II-
Ahyed Hâlidî Selîmhânoğlu

MAKALE- Hak Mezheplere Olan Kudurganlık -II-
Sedat Bulut

SOHBET- Hain Odur Ki Kitapların Evvelinden Besmele’yi Siler!
Mahmud Ustaosmanoğlu Kuddise Sırruhu

SOHBET- Muhlis Olan Kimse Nefsinin Esaretinden Azat Olmuştur
Şehid Hızır Ali Muradoğlu Hocaefendi

SOHBET - Gerçek Hayat Ahiret
Şehid Bayram Ali Öztürk Hocaefendi

MAKALE- Bu Nasıl Sevmek Salome?
Mustafa Saka

KURTULUŞ İRADESİ- Yehova Şahitleri -II-
Selim Gürselgil

MAKALE- “SİYASET” VE “İTİKAT” -II-
Şükrü Sak

FİKİR- Büyük Doğu-İBDA’da Ahlâk -VIII-
Özer Yılmaz

DOSYA- Telegram
Sinami Orhan

AÇIK MEKTUP- Muhterem İdareci

Makale- Tilki Günlüğü’nde “Kim” Var
Orhan Akdemir

Kadın Aile- Şahsiyete Zarar Vermeden Kötü Davranışı Eleştirmek
İpek Fırat

ŞİİR- Profil
Ali Hışıroğlu
Serkeş
Osman Temiz

Ek- Şerif Hüseyin Paşa’nın İki Beyannamesi

00:25 - 12/1/2008 - yorum {1} - yorum yaz


Sonraki Sayfa
Tanım
Denizler Durulmaz Dalgalanmadan
Ana Sayfa
Arşiv
Linkler
Kategoriler
Son Yazılar
- 35. Sayımız Çıktı!
- İSMAİL ÇETİN HOCAEFENDİ DERGİMİZE KONUŞTU
- Başyücelik Devleti Adlı Eserin İngilizcesi Çıktı!
- OBAMA-NAPOLYON-SÖMÜRÜ
- CÜBBELİ AHMET HOCA’YA BİR SORU
<bgsound src =""http://müzik.com/müzikdosyasi.mid"">