FURKAN DERGİSİ

İSMAİL ÇETİN HOCAEFENDİ DERGİMİZE KONUŞTU



Günümüzün önde gelen âlimlerinden Şeyh İsmail Çetin Hazretleri, dergimiz Furkan'ın çeşitli mevzulardaki sorularını cevabladı. Hocaefendiyle gerçekleştirdiğimiz mülakattan başlıklar:
- Mehdi Aleyhisselâm için zemin ve zaman tamamdır
- Tasavvuf'tan sağlam kalıntılar var
- Mihenk taşı Şeriat'tır
- Kâfir-Müslüman herkes rabıta yapar
- Tasavvuf ehlinde ruhî hastalık olmaz
- Mürşid-i kâmil arayın
- Üstad Necip Fazıl fikirde önderimizdir
- Müslümanlar tavuk cemaati oldu
- Allah bize Saddam'ın ölümü gibi ölüm nasib etsin

Mülakatın tamamını 34. sayımızda okuyabilirsiniz.


12:11 - 8/8/2009 - yorum {8} - yorum yaz


32. Sayımızda M. İslâmoğlu'nun Sapıklıklarının 32 Tekmili Bi



Furkan Meclisi'nden
Sevgili Furkan okuyucuları, zarurî sebeblerin doğurduğu sekte hâlinden sonra yine beraberiz… Zaman zaman aksadığımızı bilen okuyucularımız bunun zarurî sebeblerine vâkıf olmakla birlikte merak sâikiyle soruyorlar, bizde cevablıyoruz: Furkan, dergi olmanın dışında da bir misyon yüklenme gayretinde olduğundan, enerji tasarrufuna dair açılım ve atılımları farklı şekillerde değerlendirmeye tâbi tutma gerekliliği duyabiliyor.
Bu öteden beri yaptığımız ve yaşadığımız bir hâl’dir ve okuyucumuzun büyük kısmı buna âşinadır… Zeminin daha da sağlamlaştırılabilmesi açısından giriştiğimiz hamlelerin esneme paylarını hesaba katmamız gerektiği yerde tereddüt etmiyor ve illâ da klasik amellere itibar etmemiz gerekmediğini bilerek hareket ediyoruz.
Gidişat mâlum… Dünya sallandı… Sistemler çöküyor ve yeni bir dünyanın eşiğinde bekleyen şaşkın insanlığa alternatif sunmanın zorluğu ile karşı karşıyayız… Bu hengâmede, ayağımıza takılan küçük mânilere bakacak, vakit ayıracak lüksümüz yok, zamanın gerekliliğine nisbetle yapılması gerekeni hakkiyle yapmak ve her işin hakkını verirken (mış) gibi yapmanın dışında o işin ihlâsına kuvvetle sarılmak boynumuzun borcudur…
Matbuat dünyasında içi boş kağıtların yüksek tirajlarla havada uçuşması bizler için bir mânâ ifade etmiyor… Bu (mış) gibi davranışların amelden sayılmadığı idraki bizleri bu tür sanallıklardan daima uzak tutmuştur… Bu uzak duruşun bize yakınlaştırdığı hakikatleri inşallah zamanı geldiğinde bütün heybetiyle meydan yerine dikeceğiz… Bunun şaşkınlığını o zaman yaşayacak olanlara şimdiden viteslerini iyi ayarlamalarını tavsiye ederiz… Zira biz “bu işin şakasında olmayan”lar kadrosundanız ve bu kadronun tecelli zemini bulmasına az bir zaman kalmıştır.
Nice bâdirelerden sonra yaşanmışlıkların oluşturduğu keyfiyet, zirvede kendine yer edinmiştir, görünmesi için menfî ve zarurî sebeblerin ortadan kalkmasını beklemektedir… Allah Celle Celâluhû’nun GÂLİB ismine mânâsını kilitlemiş olanlar bahtiyar olacaklardır inşaallah; şübhesiz!
Posta, e-posta ve telefon yoluyla Furkan’a bildirdiğiniz müsbet ve menfî tenkitler için memnuniyetimizi bilmenizi isteriz ve inşallah ileride tenkid ve tavsiyelerinize cevab vermeye çalışacağız.
Bu sayımızda, uzun zamandır sizlerden gelen talebler doğrultusunda, Ehl-i Sünnet mensublarına ağır hakaret eden sapkın Mustafa İslâmoğlu’nu kapağa taşıdık. İslâmoğlu’nun sapkın fikirlerinin köküne yönelik yaptığımız kapsamlı sondaj çalışmamızı, Osman Akyıldız’ın HAMAS Resmi Sözcüsü Sami Ebû Zührî’yle yaptığı röportajı, Şûle Koman’ın sizler için çevirdiği Usame bin Ladin’in Filistin üzerine yaptığı konuşmasının tam çözümünü, bu sayımızdan itibaren imkânlar el verdikçe bizlere Gazze’den seslenecek muhabirimiz Fadiy Gazzevî’nin “merhaba”sını ve diğer makalelerimizi zevkle okuyacağınızı umuyoruz.
Gelecek sayıda buluşmak duasıyla Allah’a emanet olunuz.
Devam inşallah…





22:35 - 28/3/2009 - yorum {7} - yorum yaz


İBDA MİMARI SALİH MİRZABEYOĞLU'NUN SON FOTOĞRAFI

 

 

İbda Mimarı Salih Mirzabeyoğlu'nun Genel Yayın Yönetmenimiz Saadeddin Ustaosmanoğlu'na gönderdiği son fotoğrafı... Yer, Bolu F Tipi Cezaevi... Tarih, Şubat 2009

18:43 - 8/3/2009 - yorum {5} - yorum yaz


Furkan Dergisi ve Büyük Doğu Ocakları Birleşti!

Konuyla ilgili olarak Büyük Doğu Ocakları'nın açıklaması:

 
Büyük Doğu Ocakları Eğitim, Kültür, Sanat ve Dayanışma Derneği’nden Açıklama



Milliyetçi ve Muhafazakar kesimde birlik mücadelesini 3 temel unsurda ele aldığımız ilan edilmiş olup, bu 3 temel unsur şunlardır;

1) İtikadi Birlik; Ehl-i Sünnet Hak Mezheplerinin tek merci kabul edilmesi.
2) İdeolojik Birlik; bu itikadî birliğin tezatsız fikrî tezahürü olarak BD-İBDA dünya görüşünün kabulü
3) Siyasî Birlik; BD-İBDA dünya görüşünün İslam Coğrafyasında iktidarı ele geçirmesi noktasında her türlü aksiyonda müştereklik.

Kamil Birliği bu 3 temel unsura bağladıktan sonra söz odur ki; ancak mü'minler kardeştir mutlak ölçüsünün kuşatıcı manasına dair net teklif sahibi BDO'dur. İtikadî olarak aynı çizgide olanların neden birlik olamadıklarını ve birliğin şartlarını izah cümlesinden olmak üzere çilemiz ve farkımız açık olduğuna göre, kardeş olmamızı emreden Rabbimizin muhatapları tüm Müslümanların bu emrin gereklerinin şuuruna varmaları gerekir. Bu şuur; hiç şüphesiz kâmil birliğin unsurları hakkında düşünmeyi ve gereğini yapmayı şart olarak telakki etmektir.


Allah rızası için, tüm Allah korkusu taşıyan vicdanlı Müslümanlar, özellikle sözleri itibar gören lider şahsiyet ve ilim sahipleri birliğin unsurları konusunu gündeme alarak, tüm verimlerimizin potasında eriyeceği ve en kuvvetli bir kalkanımız olacak olan dünya görüşü meselesinde bugün tek çaremiz olan BD-İBDA'yı ele almalıdırlar.

BDO bu konuyu ele almak üzere pek yakında, samimi önde gelen Müslümanları bir masa etrafında toplayarak KONYA TOPLANTILARI namıyla görüşmelere çağıracaktır.

Bu amaçla Konya Büyük Doğu Ocakları Şubemiz gerekli altyapıyı sağlamak amacıyla, yeni kadroların katılımını gerçekleştirecek olup, Büyük Doğu Ocakları Genel Merkezi de Türkiye genelinde çeşitli girişimlerde bulunacaktır.

Bu kapsamda ilk adım olarak, Büyük Doğu Ocakları yönetimi, Sadettin Ustaosmanoğlu yönetimindeki Furkan ekibiyle seri görüşmeler yapmış ve birleşme kararı vermiştir. Büyük Doğu Ocakları Yönetimi aynen kadrosunu muhafaza etmekle birlikte, bu görüşmelerde alınan karar gereği artık tek bir yapının Teşkilat ayağını oluşturmaktadır. Bu başarılı görüşme ve birleşme sonrası, BD-İBDA'ya bağlı bir Teşkilat olarak Büyük Doğu Ocakları çok daha güçlü girişim ve faaliyetleri ile tüm ümmetin muhtevası tam haysiyetli birliği ve İslam düşmanlarının kirli plan ve desiselerinin boşa çıkartılması yolunda uzun soluklu bir mücadele dönemini açmış oluyor.

Rabbimize bu ilk adımda bize başarı ihsan ettiği için hamd ederiz. Bundan sonraki adımlarda bize niyet ve irademizi doğru istikamete yöneltmemiz hususunda açık bir feraset vermesini dileriz.

Ümmet-i Muhammed’e hayırlı ve bereketli olsun!..

Kamuoyuna saygıyla duyrulur.

02:14 - 18/10/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


28. Sayımız Çıktı!



FURKAN MECLİSİ'NDEN

 

Sevgili Furkan okuyucuları...

Biz dergi çalışanları ile siz okuyucular arasındaki insicâmın her geçen gün kıvamlanarak kemikleştiğini görmekten memnunuz... Biiznillah, böyle devam edeceğine de kâniiz... Mevlâ mahcup etmesin. Âmin...

Furkan’ın bir “mektep” olduğundan bahsetmiştik. Mekteplerin hedefleri de uzun vadeli olur. Biz, Furkan Meclisi’ni temsil eden kadro olarak, daima hâdisenin şuurunda kalarak, kaptı kaçtı tavırlardan, hasis menfaat düşkünlüklerinden, basit itip kakmalardan, kıskançlık sataşmalarından berîyiz. Sükûnet içinde, cazgırlık yapmadan, cazgırlıklara pirim vermeden, sanal âlem küfürbazlarına itibar etmeden yolumuza devam etmeye azimliyiz... Garib olan şu ki, bu küfürleri, kendilerine “GÖNÜLDAŞ” vasfını yakıştıranlar yapıyor. Ne hazin ve sefilane.

Acelemiz yok... Ama, daha önce de bildirdiğimiz üzre, teennî içinde “seyr”in, hızlı ve sıhhatli yol almaya dair olduğunu da biliyoruz. Ve bu hâl ve tavır istikametinde sizlerin de gayretli olmanızı arzu ediyoruz. Ona buna lâf yetiştirmek, günlük hadiselerin tahlilini yapacağız derken teferruatta boğulmak yerine, kaidesi sağlam yükselişlere talip olmak elzemdir. Bizi bu zaruretten ancak nefsaniyete meyletmemiz alıkoyar ki, bu menfiliğe düşmemek için azami gayret sarfediyoruz.

Bir işaret: “Perdeler hep perdeler/ Her yerde her yerdeler.

“Üstad Necip Fazıl Rahmetullâhi Aleyh’in bu mısraına mânâ olarak yüklediğimiz sırrı anlayanlar anlamayanlara anlatsın” dersek, bize darılır mısınız?.. Zaruret miktarı açmanın belki bir sakıncası yok, ama şimdilik faydası da yok... İhlasınızı muhafaza ederek hadiseleri gözetleyici olmaya devam edin. Bu gözetleyiciliğin seyirci olmak mânâsına gelmediğini de hatırlatmaya gerek yok herhâlde!

Dünya ahvaline dair gördüklerimiz bizi fazlasıyla umutlandırıyor. Ülkenin gidişatındaki savrulmaları da yakinen takipteyiz. Bu savrulmaların rüzgârına kapılarak savrulanlardan da olmadık; hamd olsun... Savrulanları da uyarmaya çalıştık. İyi niyetli çabalarımızın sonuç verdiğini görmekten de memnunuz. Mazlum Padişah Vahdeddin Han Hazretleri, bizim cenahtan olanlarca, neredeyse Ahbes karşısında yerlere seriliyordu. Vatan kurtaranlarla vatan satanların tarihteki yerleri altüst edilmişti neredeyse... Art niyetli olmadıklarına inancımız tam olan gönüldaşların bu savrulmalardan fazlasıyla etkilenmiş olmaları bir hayli sıkıntı verici oldu. Şimdi yeniden taşların yerine oturduğuna şahit olmaya başladık.

Bilvesile bildirelim ki, bu hengâmede İslâm İhtilâl İnkılâbı’nın Fikrî Mimarisi’nin temsil makamına nisbetin nasılına dair resimler de netleşmiş oldu. Zannediyoruz ki, “ben yaptım oldu” demenin bir mânâ ifade etmediği anlaşılmıştır. Yanlış yapmak mukadder, ama yanlışta ısrar merdutluk mânâsına geldiğinden, her daim kendimizi yenileme gayreti içinde, nefsâniyetten uzak kalmanın yollarını keşfetmeliyiz. Aksi takdirde, gücün mahcupluğuna bîgâne, güçlü olmanın zulmüne de şâhâne gözüyle bakmaktan kurtulamayız... Bu hâl birilerini, gönüldaşları tasfiye hevesine düşürebilir (edebilirmiş gibi), kendini âlemin merkezi zannettirebilir, dava çilekeşini hacir altına yeltenişine bile yöneltebilir vs… Mevlâ ihlâs zenginliği nasib etsin.

Hepimiz yaptıklarımızın karşılığını Mevlâ’dan bekleyici olmalıyız. Vefa duygusundan mahrum, fırsat kollayıcı tavırlara itibar etmemeliyiz. Nefs kudurganlığını hakikatin önüne geçirmemeliyiz. Hırslarımızın gereği tavırlara hakîkat süsü vermemeliyiz. “Hakikat ortaya çıksın tavrındayım” görüntüsü vererek fitne ateşine odun taşımamalıyız. Nefs muhasebesinin, kelâm fuhşuna kurban edilmemesi gerektiğini bilerek, sadece Allah Rızası’na mâtuf şekilde gerçekleştirilebileceğine tam iman etmeliyiz. Ki, sûret-i hak maskesi takarak kendimizi ve muhataplarımızı kandırmış olmayalım.

Hülâsa: Herkes hesabı Kâinatın Sahibi’ne ve yalnız olarak verecek... Hesaplar buna göre yapılmalı...

Sevgili Furkan okuyucuları, bu sayıda sizlere sunduğumuz dosya vesilesiyle, BD-İBDA fikriyatının “Nakşî Sırrıdır Kavgam” hikmetini hissedeceksiniz… Cazgırlık yok, dingin ve sükûnetimizi muhafaza ederek menzîle varacağız… Kâinatın sahibi vaadine muhalefet etmez..  Ramazan Bayramınız mübarek olsun.

Devam inşâallah!..


21:38 - 16/9/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


10 YILDIR SORUYORUZ

 

 

 

UNUTMADIK!

 

Şehid Hızır Ali Muradoğlu Hocaefendi’nin İsmailağa Camii içerisinde katledilişinin 10. sene-i devriyesinde sorularımız hâlâ cevapsız. Sorularımızı sormaya devam ederken; Ergenekon operasyonu vesilesiyle Gladio’nun safra atarken ortaya çıkardığı ‘kokular’ doğrultusunda, bir delinin üzerine yıkılarak kapatılan Hızır Hocamızın dosyasının tekrar açılmasını devlet yetkililerinden talep ediyoruz…

 

10 YILDIR SORUYORUZ

 

 

1- Katil diye sunulan şahsın, Adlî Tıp Kurumu’nun raporuna göre psikolojik rahatsızlığı var. Hızır Hocaya düzenlenen suikastın ardından polisin, “Profesyonelce işlenmiş bir cinayet” tespitiyle, ortaya sürülen aklî dengesi bozuk katil portresi nasıl örtüşüyor?

 

2- 17 şahitten hiçbiri, “Evet, katil budemedi. Nasıl oluyor da şahitlerin teşhis edemediği kişi hadisenin fâili olabiliyor?

 

3- Yine şahitlerin ifadesiyle, suikastı gerçekleştiren kişi kaçarken beyaz bir servis aracında bulunan kişiye bir şey veriyor ve daha sonra Fener Rum Patrikhanesi’nin civarında izini kaybettiriyor! Bu da suikastçının tek kişi olmadığını, organize bir hareketin parçası olduğu yönündeki şüpheleri kuvvetlendirmekteyken, polis, savcı ve mahkeme niçin bu yönde bir araştırma yapmadı veya yapamadı? Polisi, savcıyı ve mahkemeyi engelleyen mi vardı?

 

4- Zanlı tatbikat için İsmailağa Camii’ne neden getirilmedi? (“Can güvenliği sağlanamazdı” açıklaması, bizim için yeterli değil. Devlet bu kadar aciz mi?!.)

 

5- Medyada “Katil suçunu itiraf etti” şeklinde haber çıkarken, zanlının diğer suçlarıyla ilgili götürüldüğü tatbikat yerinde, “Hocayı niye öldürdünüz?” sorusuna karşılık gazetecilere “Yok öyle bir şey” şeklindeki cevabı neden dikkate alınmadı?

 

 

YETKİLİLERDEN AÇIKLAMA BEKL(EM)İYORUZ…

 

UNUTTURMAYACAĞIZ

 

Furkan Dergisi

 

Yayın Kurulu

 

01:47 - 17/5/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


MAYIS 2008 İÇİNDEKİLER


ŞANI BÜYÜK OSMAN PAŞA’DAN OSMAN PAMUKOĞLU’NA...
Saadeddin Ustaosmanoğlu
sustaosmanoğlu@furkandergisi.com

Emperyalist ABD’nin kalıcı olmasına sebep, tabiî olarak bizim herkesimden en üst tabakayı temsil eden zeki tembeller olmuştur. Yani; hazır yiyici hain taifesi... Şimdilerde telâfata uğrama sebebiyle en çok çığırtı koparanlarda onlar. Ulusalcı, kuvvacı, millîci, Kemalist vs... Onları tasfiye edenler de tasfiye edilmesi gerekenler olarak işaretlenmeli ve bundan sonrasının imha hedefi olarak yakın takibe alınmalı...

HIZIR HOCAMIZIN KATİLİ KİM?
Enes Mollaoğlu
emollaoglu@furkandergisi.com

İşte, şimdi iktidarda güya müslümanlar var. Hesapta kuvvet bizim elimizde, ama Hırant Dink’in müdafilerinin yaptığının binde biri yapılamıyor... Açın bakalım Hızır Hocamız’ın dava dosyasını yeniden. Hesap sorun! 23. sayımızda Kadıköy Kuvvayı Milliye Teşkilat Başkanı Kahraman Şahin’in sözlerini yayınlamıştık; ne diyordu: “İsmailağa Cemaati’ni takip edin...”

HÜRRİYET’TEN KLÂSİK P.. HAMLE!
Uzun etmeye değmez; P.. p..liğini yapacak… Çâre yok… Haberin, “Mahalleli Korkuyor” bölümündeki korkunun, aslında kalblerine yerleşmiş ve kemikleşmiş korku olduğunu bilenler bunlara verilmesi gerekli cevabı da bilirler…

HOP’UN, “ORTADOĞU’YU KONUŞUYORUZ” FORUMUNDAN ÇIKAN DERS: ANTİEMPERYALİST BAYRAK İSLÂM’INDIR!
Necati Aydoğdu
naydogdu@furkandergisi.com

Forum, bizim nazarımızda son haddiyle değerlendirilmiş, Saadeddin Ustaosmanoğlu’nun katılımlarıyla başlayan HOP Koordinasyonu ilişkimiz, hangi çerçeve içinde bu toplantılara katıldığımızın ve ne beklediğimizin kısa ve öz bir açıklaması halinde bitmiştir; ve bu durum da anlaşılmıştır kanaatindeyiz: Boşa laf etmeye gelmedik, kuru gürültü çıkarmaya gelmedik, İŞ YAPMAK İSTEYENLERLE İŞ YAPMAYA GELDİK!

“Ortadoğu’yu konuşuyoruz” forumunda konuştuk:
BOP’A HOP! DEDİK, DİYECEĞİZ DE; AMA ÖNCE “PROJE”Yİ KONUŞALIM!
Sinami Orhan
sinamiorhan@furkandergisi.com

Silâha, silâhla mukabele edebilirsiniz, olmadı sapanla, taşla mukabele edebilir, karşılık verebilirsiniz. Bir vatanseverin en tabiî hâlidir bu. Ama bugün mesele, direnişin olmaması değil, direnişin –direnişlerin, ki buna ülkemizde dahil- bir üst gayesinin, hedefinin olmaması!

RÖPORTAJ
Türk Mücahid Bedir
“TALİBAN BİR EKOL”
Abdulkadir Çoşkun
acoskun@furkandergisi.com

Afgan halkının büyük bir kısmı Taliban taraftarı. Tamamı diyemesek bile gerçekten de büyük bir kısmı Taliban’ı istiyor. Çünkü Taliban iktidarı Afgan halkının yüzyıllar boyunca geçirdiği en rahat ve huzurlu iktidar olmuş orada. Halkından kendisini istemeyenlere yönelik de öyle bir baskısı yok.

“GAZİ PAŞA’NIN 1919 İRADESİ” VE
“MUTKİ’Lİ ZAVALLI”
Salih Demirci
sdemirci@furkandergisi.com

Taktik veya “stratejik açılım” lakırdıları ile söylenen lafların da bir “mantığı” olmalıdır; ağızdan çıkan lafları kulak da duymalıdır! “Onu demek istemiyoruz ki!!!” gibi “mazeret” bu noktada işlemez! 1960 model “sol içi fraksiyonel tartışma sürecleri”ne benzer, “kavramlandırma”, “adlandırma” faaliyetleri bir yere kadar makul olabilirse de, DURACAĞI YERİ BİLMELİ; aksi halde “ideolojik ve itikadi yazılma”, -nasıl birşeyse o!- “taktik”den çıkar ve “çıkan” da nerelerde ne cinayetler işlediği (böyle!) bir bir gösterilerek, zaten çıkamadığı evinden bir daha asla dışarı çıkamayacak, insan yüzüne bakamayacak hâle, fikrî olarak sokulur!!!

“TERKİBİ DÂVÂ ŞEMASI” MUKTEZÂSI
Selim GÜRSELGİL
sgurselgil@furkandergisi.com

Demokrasinin tam karşıtı ve tek alternatifi, darbeci kemalizm değildir. Niçin? Çünkü aralarında bir ahlâki seviye farkı yoktur da ondan... Demokrasinin tam karşıtı ve tek alternatifi, İslâm hürriyetidir; Başyücelik devleti... Gayenin bu olduğuna kuşku yok, ama bu gayeye demokrasi içinden mi varılır, darbeci Kemalizm içinden mi?.. Velev ki, ikinci yoldan varılır... “Aldanış” tam burada... İkinci yoldan varılacaksa bile, ikinci yolu desteklemek suretiyle değil, onu sürekli biçimde reddetmek suretiyle varılır... Zirâ düşmanına çok yakınlaşan, gayri ona düşmanlık yapamaz... Aynı şekilde, karşıtına destek veren, artık karşıtının karşıtı olamaz...

HALÎFE-İ RASÛL SELÎM HÂN’IN HUZÛRUNDA:
MUHTEŞEM MAHVİYYET...
Hâlidî


DÜNYAYI KİM SEVDİYSE DİNİNİ YAĞMA EYLEDİ!
Mahmud Ustaosmanoğlu Kuddise Sırruhu

Ey gafil gafletten uyan, seni dünya aldatmasın. Dünya senin yakandan tutmuştur. Dünyanın elinden yakanı kurtar. Sonra seni ahirette rezil rüsvayı eder. Sen bu gaddar dünyayı ne sandın da sevdin. O dünyayı kim sevdiyse dinini yağma eyledi!

NEFSİ TERK EDİNCE MEVLÂ'NIN ZATI TECELLİ EDER
Şehid Hızır Ali Muradoğlu

Mü'minler kendi ihtiyarları ile nefislerini cennet karşılığında sattılar. Veliler kendi ihtiyarları ile nefislerini Allah'ın zatı (rızası) için sattılar. Bunların birisi cennet, birisi rıza kazandı. İkisi aynı mı? Değil.

İSMAİLAĞA’DA MUHAMMED MUSTAFA ŞEHİD EDİLMİŞTİR
Şehid Bayram Ali Öztürk

Bak Hızır Efendi rahmetliyi İsmailağa’da vurdular, şehid ettiler. Bana göre İsmailağa’da Muhammed Mustafa şehid edilmiştir. Hoca, Peygamber vekili olan bir insandır; hocanın vurulması peki nedir? Rasul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in vurulması yerine geçer.

KÖPEKLERİ ISIRMAK
Bir haneye tecâvüz etmeye yeltenen Vatan ekibi, hane sahibi insanlar tarafından ısırılmış. Espri bir yana, kâğıt üstündeki kanunlar pratikte de kanun olmuş olsa, yani uygulanabilse, habercilikle mükellef insanların bir haneye tecavüze yeltenmeleri olurdu asıl haber!

GEÇİLMİŞ BOĞAZ’IN HESABI VE KANONENFÜTTERN
Mustafa Saka
mustafasaka@furkandergisi.com

İnternet’te Yücel Atasel adıyla yazı yazan “Benemsâl” lâkaplı kişiye, yazdıkları nedeniyle yine internet kanalıyla yazarımız Mustafa Saka cevap vermiş… Kanun çemberine takılmaması bakımından bazı bölümlerini çıkararak yayınladığımız yazıyı ibretle okuyacağınızı zannediyoruz. Saka şöyle sormuş:
«Benemsâl’e Sorulacak
1- Çapınız bir ideoloji kurmaya, teorisini ve aksiyonlarını çıkarmaya elvermediği için İbda Mimarı Salih Mirzabeyoğlu'na yöneldiniz.
Bu işte senin rolün ve sair bilgin nedir?
2- SM, yaptığınız Telegramı çözüp ve üfürükçünüz İG nalları dikince etrafına yöneldiniz bu kez.
Bu işte senin rolün ve sair bilgin nedir? »

KENDİNİ, “HOCAYIM”LA BALON GİBİ ŞİŞİRENLER...
Ahyed Hâlidî SELÎMHÂNOĞLU
selimhanoglu@furkandergisi.com

Da’vâsında samîmî olanlar, “5765 senelik ırkçı emperyal siyonizma düşmanlığını”, oy araklama zamanları değil, her 24 saatlerle muttasıl olarak ve zındanların işkencelerini göze alarak erkekce sürdürenlerdir... Seçim biter bitmez, bıçakla kesilmiş gibi seslerini kısanlar değil!..

TİKKY TESETTÜR – CONVERSE HİCAB
Mustafa Saka
mustafasaka@furkandergisi.com

Kimde ve nasıl bulacağız şahsiyeti, kime ve nasıl görüneceğiz?!
Kulluğumuz ile, ibadetimiz ile, salih amellerimiz ile, güzel ahlâkımız ile, edebimiz ile, bilgimizle, görgümüzle, yüreğimizle, iş ve eserlerimizle ve şahsiyetimizi şahsiyet aynasında bulacağımız büyüğümüz ile, şahsiyetini bir manto gibi bürüneceğimiz kocamız ile, şahsiyetimizi bir manto gibi bürüyeceğimiz kadınımız ile, şahsiyet sahibi kılacağımız küçüklerimiz ve çocuklarımız ile görünmek zor tabiî.

ÜSTAD
Ali Tavşanlı
atavsanli@furkandergisi.com

Ardından olanlar belli... İbda Mimarı olmasaydı, şimdiye Üstad’ı turistik malzeme haline getirip Üstad’ın çilesi üzerine saman serpmiş olacaklardı... “Yolu yolumuzdur” diyenlerin hiçbiri O’nun çilesine talip olmadı, ama onun şöhretinden istifadeye hemen hepsi yeltendi... Bir kişi hariç.

SARTRE VESİLESİYLE:
“YAŞAYAN” NECİB FAZIL
Hayreddin Soykan
hsoykan@furkandergisi.com

Bugün Necib Fazıl’ı “ananlar”, ya geçmişte O’nu diri diri gömmeye çalışanlardır ya mücadelesine dudak büküp usulca geriden sıvışanlardır ya bugün O’nu “unutturmaktan beter” bir manipülasyonla ve yalnızca “şiiri ve sanatıyla” hatırlatıp, aksiyonunu ise görmezden gelenler yahut o azîm çilenin temelindeki “büyük strateji”yi es geçerek, dostlar alışverişte görsün hesabı, birkaç “hoş” hatıra vesilesiyle adını telaffuz edenlerdir.

NİZAM İHTİYACI
İpek Fırat
ipekfirat@furkandergisi.com

Çocuklarımıza kazandırmayı düşündüğümüz güzel alışkanlıkları ne şekilde tatbik etmemiz gerektiği açıkça görülüyor. Kazandırılmak istenen davranış, kazanılıncaya kadar tekrarda devam ve bu tekrarların belirsiz zamanlarda değil, belirli zamanlarda olması gerekliliği…

DİKKAT! DİKKAT!
BİR VETERİNER HEKİMİN FERYADI
Veteriner Hekim Fatih Lâtif

Takdim: Felç eden tesbitler… Bu mektubu mutlaka okuyun ve ses vermeseniz bile vicdanınızda duyacağınız sızının sesini dinleyiniz… Bu teklif Müslümanlara…

İNSAN
Salih Mirzabeyoğlu


Şiirler
Aynalar
Osman Temiz
otemiz@furkandergisi.com

Kancalı Hal
Ali Hışıroğlu
ahisiroglu@furkandergisi.com


Çizimler
Müslüman Gözü
Mehmet Fırat
mfirat@furkandergisi.com

Üstad’ın Gör Dediği
Rukiye Şenel
rsenel@furkandergisi.com

21:33 - 13/5/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


FURKAN FORUM YAYINDA!

Günlük haberler, haftalık dergilerden seçmeler, yorumlar, tasavvuf, hikmet, kültür-sanat içeriğiyle Furkan forum yayına başladı. Furkan foruma http://www.furkanfm.org/phpBB3/  adresinden ulaşabilirsiniz.

10:55 - 18/4/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


23. SAYIMIZDAN BAŞLIKLAR

 

KÜÇÜK ŞEYLER

Saadeddin Ustaosmanoğlu

sustaosmanoğlu@furkandergisi.com

 

Topyekûn bir kurtuluş hamlesine ihtiyaç var. Ama; “kurtulalım” demekle kurtulma hamlesi farklı şeyler... Herşeyden önce inandığımızı söylediğimiz inancın hayata aplikesi bir psikolocya temsilinde olmamalı... Bedeli ödenmiş, acısı çekilmiş Kur’an’a Muhatap Anlayış’ın temsil makamı Büyük Doğu-İbda Fikriyatı’nı toplumun kılcal damarlarına kadar işleyeceğimiz bir ahlâk ve aksiyon tavrına ihtiyacımız var...

 

 

RÖPORTAJ

Emniyet İstihbarat Eski Daire Başkanı Bülent Orakoğlu:

“AMERİKA, İSRAİL HAYDUT DEVLETLERDİR!”

 

● Ben ABD’nin, İsrail’in, İngiltere’nin Ortadoğu’da huzur olmasını istediğine inanmıyorum. Ortadoğu’ya demokrasi diye terör götürdüklerine inanıyorum. Amerika, İsrail haydut devletlerdir.

 

● Bugüne kadar Türkiye’nin, Türk milletinin çıkarları açısından olduğu iddia edilen Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir takım kırmızıçizgileri olmuş. Bu kırmızıçizgiler milletimizin özbeöz değerleri değil. Bu kırmızıçizgileri, bizlere dayatılmış kırmızıçizgilerdir.

 

● Büyük Ortadoğu Projesi’nin ne olduğu belli değil. Çünkü BOP’ni hiçbir istihbarat birimi ortaya çıkarmış değildir. BOP, bunu hazırlayan ve uygulayanlar tarafından, bilinmesi gerektiği kadar ortaya atıldığı için herkes bir fikir yürütüyor. BOP’nin en az 80-100 yıllık tarihi olduğunu düşünüyorum.

 

“Avanak Müslüman Avı”nda İkinci Perde:

“GAZİ PAŞA’NIN 1919 İRADESİ!”

Salih Demirci

sdemirci@furkandergisi.com

 

“1919 İradesi”nden bahseden yazılara dikkat edildiğinde görülecektir ki, önemli olan ne “1919” ne “1919 şartları”; önemli olan sadece ve sadece “Gazi Paşa”! “Gazi Paşa”, TEKRAR SEMBOL haline getirilmeye çalışılmakta ve ne acıdır ki, 80 senedir Müslümanların ensesinde boza pişiren Kemalistlerin “oyununa” da bazı cemaatler ve grublar gelmektedir.

 

NEO-KEMALİSTLERE İSLÂMCILIK DERSLERİ

Selim Gürselgil

sgurselgil@furkandergisi.com

 

Görmüşler ya, “1919 kurtuluş iradesi” ... Acaba bu irade Abdulhakim Arvasi Hazretleri’ne aid bir irade mi, yoksa başka birine aid bir irade mi? Abdulhakim Arvasi Hazretleri, “rızâ değil katlanış” olarak, o küfürdense bu küfrü mü tercih etmiştir, yoksa birileri bizzat “Efendi Hazretleri’nin muradı” yerinde midir?

 

Bağımsız Kosova ile Özgür Türbanın Hatırlattıkları

Mustafa Saka

mustafasaka@furkandergisi.com

“Yok edebildiğimize göre Osmanlı’yı; izlerini de silebiliriz” diye düşüyorlar…

Başaramayacaklar tabiî de; biz bu hengâmede kimden yana ve hangi saflarda olacağız? Avrupa Birliği’nden (Christendom=Hristiyanistan) yana ve BOP (Büyük İsrail) saflarında mı; İslâm Birliği’nden yana ve Büyük Doğu saflarında mı?

 

KELÂM-I KADÎM’İ TAHRÎF, TAĞYÎR VE SANSÜR EDEREK, ALLÂH’IN DÎNİNİ ILIMLI KILMA (SULANDIRMA) DENÂETİ, LAÎN “YEHÛD-HAÇLI” VE “HOŞGÖRÜ-DİYALOGÇU” CİBİLLETSİZLİĞİDİR...

(4)

Ahyed Hâlidî Selîmhânoğlu

selimhanoglu@furkandergisi.com

 

Nisyân ile ma’lûl olmayan hâfızalar hatırlayacaklardır ki, “ılımlılaştırma” inşaat ustalarından Yardakoğlu veznindeki sarıklı başpolitikos Bardakoğlu nâm birâderleri, bu uyduruk nesneyi kelime kelime şöyle formüle bağlamışdı:

“-Artık dîni ve dindârlığı, geçmiş dönemlerde yazılmış kitabların satırları ve formatları içinde değil, dünyâya bakarak inşâ’ etmek ve ona göre çizmek istiyoruz...”

 

GENELE MIHLI AKILCILIĞIN GÖLGELEDİĞİ

Hayreddin Soykan

hsoykan@furkandergisi.com

 

“Parçalara mıhlı hissiyat”ın gölgelediği, perdelediği, nasıl ki “resmin bütünü” yahut severek veya sevmeyerek dikkatimizi teksif ettiğimiz belli bir “parça”nın dışındaki o engin âlemse, hatta farklı ve zengin yönleriyle bizzat parçanın bile tâ kendisiyse, bu yaklaşımın karşı safında mevzilenir gözüken “genele mıhlı akılcılık” da, benzer şekilde, bizi gözümüzün önündeki o biricik “gerçek”ten, âlemin bağrında yatan ve vesileler boyu önümüze serilen zenginlikten mahrum edebilmektedir. Netice, her iki yaklaşım tarzında da, bir nevî “bakar körlüğü” andırmaktadır.

 

HALÎFE-İ RASÛL SELÎM HÂN’IN HUZÛRUNDA:

(2)

TEBŞÎRÂT-I RABBÂNÎ...

                                                                 Hâlidî

 

                          Muazzam Hılâfet-i İslâmiyye uğruna,

Cihadda geçdi ömrün, müsâfirdin dünyâna!

 

     Dîn ü devlet” îmânın coşdukça pâk rûhundan!

Rabbin de lûtfetmişdi, bişâreti Furkân’dan...

 

 

“MÜSLÜMAN OLARAK ÖLÜN!”

Mahmud Ustaosmanoğlu Kuddisse Sırrıhu

 

Bir kimse, “Lâ ilâhe illallah Muhammeden resûlullah!” derse, kalbiyle tasdik etse onda iman vardır. Yalnız şeriatın helalini helal, haramını haram olarak kabul etmek şarttır.

 

HER ZAMAN

ZİKİR ZAMANI

Şehid Hızır Ali Muradoğlu

 

Birçokları gelip “Tarikatımızı yapamıyoruz” diye şikâyet ediyorlar. Nasıl tarikatını yapacaksın ki, hep dünyalık olanlarla konuşuyorsun. “Şimdi zikir zamanı değil” diyorlar. Anlamadım, bu zaman zikir zamanı değil de ne zamanıdır? Acaba yemek zamanımıdır? Eğer yemek zamanı ise, üç gün önce Çukurbostan’da 4 ayaklılar o işi bizden iyi yaptılar.

 

 

DAYANIN

SABREDİN!

Şehid Bayram Ali Öztürk

 

Dayanın sabredin, ilerde dini yaşamak zor olacaktır. Avucunun içinde kor tutmak kadar zor olacaktır. İslâm’ı, İslâm kıyafetlerini öcü gibi görecekler.

 

MUTASAVVIF MÜCAHİDLER

Khurram Zaman

                                                 Tercüme: Hayreddin Soykan

hsoykan@furkandergisi.com

 

Sufi mefhumu, umumiyetle vecd içinde dönen dervişlere dair birtakım tasavvurlar, İslâm’ın bildik geleneklerine benzemeyen sıradışı faaliyetlerle meşgul sıradışı insanlar veya tefekküre dalmış ve siyasete uzak mistikleri hatırlatır. Tasavvuf’un temel olarak İslam’ın kenarında bir yerdeymişçesine yanlış anlaşılmasına ek olarak, belki en büyük yanlış, onun Cihad’a karşı pasif ve kayıtsız olduğudur. Gerçekte, başka hiçbir şey, hakikatten bu kadar uzak olamaz.

 

BİR MÜCAHİDİN IRAK ANILARI

Çeviren: Muhammed Şeraitî

mseriati@furkandergisi.com

 

Takdim: Aşağıda çözümünü okuyacağınız röportaj, 7 Kasım 2007’de El-Arabiye TV’de yayınlanan Irak’da Eğitimden Sorumlu El-Kaide eski Üyesi Şehade Cevher ile yapılan bir röportajdan alıntıdır.

Spiker- Irak’a gitme fikri nasıl aklınıza geldi?

Cevher- Lübnan’daki Müslüman gençlerin çoğu gözlerini Irak’daki cihada çevirmişlerdir. Biliyorsunuz ki, genelde, Lübnan’ın yapısı ve sistemi Filistin’deki cihada gitmeye mani oluyor, Filistin’in Irak’dan ve diğer tüm ülkelerden önce gelmesine rağmen. Filistin bizim ana hedefimizdir. Lübnan’daki yapı burada tamamen bozuldu. Siz Yahudiler’le Filistin’de savaşmak için yüz bin hedefi geçmelisiniz. Bu imkânsız, çünkü –istisnasız- hiç kimse Müslüman gençler gitsin ve Yahudilerle savaşsın istemez. Hatta Yahudilerle savaşmayı isteyenler, bunu kendi düşünceleri ve ideolojileri dışında istiyorlar. Bunu herkes için söylüyorum, istisnasız… Bu yüzden, Irak Filistin’den daha yakındır, mesafe olarak değil, ama sizin orada cihad edebilme hissiniz bakımından. Çünkü herkes Irak’da kapılarını açar, fakat Filistin için kapılar kapalıdır, daha önemli olsa bile.

Spiker- Yani siz cihad etmek için Irak’a gittiniz.

Cevher- Evet. Siz benim oraya bir bowling veya basketbol takımına katılmak için gittiğimi mi düşündünüz?

 

 

ŞİİRLER

 

NEFES

Ali Hışıroğlu

ahisiroglu@furkandergisi.com

 

SERKEŞ

Osman Temiz

otemiz@furkandergisi.com

 

MUZAFFER FİLİSTİN

Orhan Akdemir

oakdemir@furkandergisi.com

Filistinliler aslanlar gibi savaşıyorlar… İçinde bulundukları hâlin gerektirdiği zevki uzaktan zevzeklik hâlinde ağlamalara çevirenler artık Muzaffer Filistin istikametine çevirsinler…

Yeni bir hayat kuruluyor… Merkezinde Filistin. Mahsun Ulu Hakan’ın o çaresizliklerde Filistin’i yahudiye satmamasının şevki içinde, kuvvetli bir hamlenin arefesinde olduğumuz hatırlayalım.

 

 

ZİHİN KONTROLÜNE KARŞI BASİT NÖRO SAVUNMA STRATEJİLERİ II

Sinami Orhan

sinamiorhan@furkandergisi.com

Unutmayın, günümüzde psiko-sorgu ve mülakat teknikleri son derece gelişmiştir ve tüm gelişmiş ülkeler “psikolojik savaş” materyallerini çok iyi derecede kullanılabilir duruma getirmişlerdir. Tüm bunlar bir kitleyi ya da zümreyi sürekli duruma göre iyi, duruma göre kötü propaganda etkisinde bırakarak sürekli kontrol etmeyi amaçlar.

 

PEYGAMBER EFENDİMİZİN TERBİYE USULÜ

İpek Fırat

ipekfirat@furkandergisi.com

Peygamber Efendimizin yanlış davranışı düzeltmedeki azmi, ısrarı, kararlılığı bizim de aynı yönde davranmamıza tavsiye niteliğinde. Hatanın düzeltilene kadar takipçisi olmak, boşvermemek, sabırla ve yumuşaklıkla ve istediğinden şaşmadan hep aynı çizgide olarak uyarıda bulunmak; uyarırken ayıplamamak, suçlamamak, rencide etmemek, yapılmasını isteneni tekrar tekrar duyurmak. Tâ ki kaçışın olmadığını hissedene kadar...

 

LÛGAT

-Şiir-

Salih Mirzabeyoğlu

 

 

İNSAN

Salih Mirzabeyoğlu


Niçin “roman” dediğimin izâhı, “İnsan” başlığı altında verilecek ve eserin tamamı içinde de görülecek... Önce, bu roman hakkında İSTİHARECİ’nin istiharelerini vererek başlıyorum…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

13:22 - 16/3/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


Sonraki Sayfa
Tanım
Denizler Durulmaz Dalgalanmadan
Ana Sayfa
Arşiv
Linkler
Kategoriler
Son Yazılar
- 35. Sayımız Çıktı!
- İSMAİL ÇETİN HOCAEFENDİ DERGİMİZE KONUŞTU
- Başyücelik Devleti Adlı Eserin İngilizcesi Çıktı!
- OBAMA-NAPOLYON-SÖMÜRÜ
- CÜBBELİ AHMET HOCA’YA BİR SORU
<bgsound src =""http://müzik.com/müzikdosyasi.mid"">